KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/5566 E., 2013/5566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2009/30635 sayılı takip dosyasından, davacıya ait otel işyerindeki malların 17.09.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğunu ve mal kaçırma amacı ile hareket ettiklerini haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, icra ve tüm dosya kapsamına göre 3 adet bilgisayar, 1 adet yazıcı ve 1 adet trafo tesisatı ile dağıtım panosunun davacı 3.kişiye ait olduğu anlaşıldığından bahisle bu mallar yönünden davanın kabulüne diğer hacizli mallar yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu 17.09.2009 tarihli haciz borçlu şirketin ticaret sicilde belirtilen ve alacaklının borçluya sattığı malların teslim ettiği adreste yapılmıştır. İİK'nun 97/a
maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu yararına olup karine aksinin 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi tarafından mahkemece kabul edilen hacizli mallar ile ilgili olarak faturalar sunulmuş ise de bu faturalar borcun doğumundan sonraki tarihlerde düzenlendiği gibi, ticaret sicil kayıtlarından davacı ... borçlu şirket ortaklarının aynı şahıslardan oluştuğu ve aynı adreste faaliyette bulundukları anlaşılmaktadır.
Bu durumda, borçlu ile içi içe olan davacı şirketin tüzel kişilik perdesinden yararlanarak alacaklılardan mal kaçırma amacı ile istihkak iddiasında bulunduğu sabit olduğundan davanın tüm hacizli mallar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/5566, K. 2013/5566, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama