KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/602 E., 2012/12443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ... ve ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.11.2012 Salı günü davacı ve davalı ... tarafından gelen olmadı. Davalılar ... ve ... vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar Tuner Işıksoy ve ... vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını 1/2 paylara ayırarak davalı ... ve ...’ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında, davalı borçlu ile davacı arasındaki alacağın gerçek olmadığını ileri sürülmesi halinde bu hususun araştırılması zorunludur. Zira alacaklının gerçek bir alacağının bulunmadığı hallerde tasarrufun iptali davasının dinlenmesine imkan yoktur. Somut olayda davalı borçlu ...’in oğlu ile davacı ...’in aynı şirkette yetkili olarak çalıştıkları da belirtilerek alacağın gerçek bir alacak olmadığı ileri sürülmüş ise de bu hususa ilişkin olarak bir araştırma yapılmamıştır. Takip dayanağı bononun
hangi nedenle verildiği, nakdi ya da mali bir sebebinin bulunup bulunmadığı belirlenmediği gibi 04/11/2008 vade tarihi bono ile 22/10/2009 tarihinde icra takibine başlanmasının sebepleri de davacı taraftan sorulmamıştır. Bu durumda davacı ile borçlunun oğlunun bahsedilen şirkette birlikte çalışıp çalışmadıkları, takip dayanağı bononun hangi gerekçe ile nezaman davacıya verildiği hususları üzerinde durularak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/602, K. 2012/12443, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama