KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/6295 E., 2012/6903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 25.İcra Müdürlüğü’nün 2008/14382 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Sivas 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9 sayılı Talimat dosyasında yağ ve tiner imalatında kullanılmak üzere fatura ile alınan ve üretiminden beri davacının kullanımında bulunan yer altı dolum makinesi ile depolama tankları ve elektrik panosunun haczedilen fabrika binası ile birlikte satışa dâhil edildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, mahcuzların bütünleyici parçası olması nedeni ile haczi yapılan fabrika binası ile birlikte satışa dâhil edildiğini, üçüncü kişi şirketin kıymet takdirine 09.02.2009’da itiraz ettiğini, bundan bir yıl sonra kötü niyetli olarak istihkak davası açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunması gerektiği, öte yandan İİK’nun 280. maddesi gereğince ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralan davacının borçlunun alacaklılarına zarar verme kastı ile hareket ettiğini bildiğinin kabulü gerektiği, üçüncü kişi ve borçlunun danışıklı hareket ettikleri, dava değeri olarak
alacak miktarından daha az olan hacizli malın değerinin dikkate alınması gerektiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak iddiası, hacze konu eşyaların kıymet takdirinin yapıldığı 09.01.2009 tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl sonra ileri sürülmüştür. Davacının bu zaman zarfında yapılan satışa yönelik işlemlerden haberdar olmadığını ve istihkak iddiasının iyi niyetli olarak ileri sürüldüğünü kabul etmek hayatın olağan akışına aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/6295, K. 2012/6903, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama