KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/6703 E., 2012/13012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Mevlüt’ten taşınmaz satın aldıklarını, taşınmazın devrini yapmayarak diğer davalıya sattığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu davacının iddiasının doğru olduğunu belirterek başka alacaklıların taşınmazı sattırmasını önlemek amacı ile taşınmazı davalı ...’ye devrettiğini ancak bu davalının taşınmazı iade etmediğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili taşınmazın alacağa karşılık olarak devredildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından işbu davanın açılma tarihi ile aynı tarihte başlatılan bir icra takibi bulunduğu gibi bu takip ile birlikte işlemler yürütüldükten sonra aciz belgesinin dahi dosyaya girdiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki Yargıtay
HGK’nun 28/03/2012 tarih ve 2012/17-25 Esas ve 2012/241 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere icra takibinin sonradan başlatılması ve aciz halinin belirlenmesi dahi mümkündür. Hal böyle olunca davacının takibe ilişkin şartları tamamladığı nazara alınarak davalılar arasında iptali gerektiren akrabalık, yakınlık, arkadaşlık gibi bir ilişkinin bulunup bulunmadığı (İİK'nun 278, 280/1-2) davalı 3. kişinin taşınmazı alacağa mahsuben aldığını ileri sürmesinin İİK’nın 279. maddesi kapsamında iptali gerektirip gerektirmediği hususları değerlendirilmesi yerine yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/6703, K. 2012/13012, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama