İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/7057 K.2012/9221

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve süresi dışında ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya…

Esas2012/7057Karar2012/9221Tarih13 Eylül 2012Okuma6 dk · 1.178 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/7057 E., 2012/9221 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Eylül 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.178 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve süresi dışında ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılar ..., ... ve ...’ın müvekkiline olan borçları nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ...’ın kendisine ait 305 sayılı parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölümü ...’a, ...’in kendisine ait 1413 sayılı parsel üzerindeki 20 nolu bağımsız bölümü ...’a, ...’ın ise kendisine ait 1410 sayılı parsel üzerindeki 21 nolu bağımsız bölümü ...’e, 444 ada 26 sayılı parsel üzerindeki 1 nolu dükkanı ise M.... ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece 1410 parsel üzerindeki 21 nolu bağımsız bölüm ile 1413 parsel üzerindeki 20 nolu bağımsız bölümün icraen satıldıklarından bu taşınmazlar yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, bu taşınmazlara ilişkin tazminat istemlerinin Reddine, diğer taşınmazlara yönelik davanın kötü niyetin kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından davanın esasına yönelik olarak, davalılar ... ve ... tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

1-Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalılardan ... vekili avukat ...’a 08.07.2011 tarihinde, davacının temyiz dilekçesi 15.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise adı geçen davalı vekili tarafından HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 05.09.2011 tarihinde verilmiştir.

İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan iptal davaları aynı yasanın 281. maddesi hükmü gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğundan HUMK 176/1 maddesi ve bu fıkranın 11. bendi uyarınca bu davalarda adli ara verme söz konusu olmadığı gibi HUMK’nun 177. maddesi hükmü de uygulanmaz.

Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden davalı ... vekilinin süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin 1413 sayılı parsel üzerindeki 20 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava ve temyize konu taşınmazın borçlunun borcundan dolayı üçüncü kişi konumundaki davalı ...’un elinde iken icra müdürlüğünce cebri icra yolu ile satıldığı ve bu satış sonucu davalı ...’ın mamelekinde kalan herhangi bir değerin bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin 1413 sayılı parsel üzerindeki 20 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin 444 ada 26 nolu parsel üzerindeki 1 nolu dükkana ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İİK.nun 278. maddesi uyarınca iptal kararı verilebilmesi için yapılan tasarrufun aciz yada haciz tarihinden geriye doğru 2 yıllık süre içerisinde yapılması olmasının gerekmesine, somut olayda haciz tarihi ile tasarruf tarihi arasında 2 yılı aşkın bir süre geçmesine, üçüncü kişi

konumunda olan davalı ...’in borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin 444 ada 26 nolu parsel üzerindeki 1 nolu dükkana ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin diğer taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yönünden ise. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının iptaline hükmettirmektir.

Dava ön koşullarının bulunması halinde İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

Somut olayda dava konusu 305 sayılı parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölümün borçlu davalı ... tarafından kayınpederi olan ...’a, 1410 sayılı parsel üzerindeki 21 nolu bağımsız bölümün ise borçlu davalı ... tarafından damadı olan ...’e,satılmış, 21 nolu bağımsız bölüm üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’in borcundan dolayı icra yaolu ile dava dışı dördüncü kişiye satılmıştır.

İİK.nun 280/1 maddesi uyarınca malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar

verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında ise üçüncü şahsın borçlunun karı veya kocası, usül veya füru ile üçüncü dereceye kadar (bu drece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunacağı hususu düzenlenmiş, aynı yasanın 282. maddesi hükmü uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır.

Kural bu olmakla birlikte yine anılan hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişiler de davalı olarak gösterilebilir. Davalılardan üçüncü kişi olan ...’in elindeki taşınmaz kendi borcu nedeniyle icraen satılmış olduğuna göre hakkındaki dava yine aynı yasanın 283. maddesine göre bedele dönüşmüş bulunmaktadır.

Bu durumda mahkemece kayınpeder damat arasında yapılan tasarrufların iptale tabi olduklarının kabulü ile davalı üçüncü kişi ...’in 1410 sayılı parsel üzerindeki 21 nolu bağımsız bölümü elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine, 305 sayılı parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölüme ilişkin tasarrufun ise iptaline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu bu taşınmazlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

5-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden ve her bir tasarruf için ayrı ayrı belirlenmesi gereği nazara alındıktan sonra bulunacak miktarlardan kimlerin nasıl sorumlu olacaklarının ayrı ayrı olarak infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken tüm davalıların ve tasarrufların birlikte değerlendirilerek tek bir vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları doğru bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’un temyiz isteminin (dilekçesinin) süre yönünden reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 1413 sayılı parsel üzerindeki 20

nolu bağımsız bölüm ve 444 ada 26 nolu parsel üzerindeki 1 nolu dükkana ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 305 sayılı parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölüm ve 1410 sayılı parsel üzerindeki 21 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlara ilişkin hüküm ile (5) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacı ... Bankasından harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a geri verilmesine 13.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/7057, K. 2012/9221, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7057
Karar No
2012/9221
Tarih
13 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/7058 K.2012/15194
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7058 K.2012/41074
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/7058 K.2012/12620
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/7058 K.2012/7313
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/7059 K.2012/14050
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/7059 K.2012/13772

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.