KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/7098 E., 2012/7959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz konulması talebinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini istemiş ve taşınmazlar üzerine %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasından sonra bu teminatın kaldırılarak teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı alacaklı bankanın lehine verilecek ihtiyati haczin, teminatsız olarak konulmasına ilişkin yasal bir kural bulunmadığı gerekçesi ile davacının teminatsız ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nın 257 vd maddelerine göre verilmiş olan ihtiyati haciz kararının temyizine ilişkindir.
İİK’nın 265. maddesine göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz kararının kabulü üzerine borçlu ve ilgili üçüncü kişilerin temyiz imkanı varken davacı tarafın ihtiyati haciz kararının kabulüne karşı temyiz imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının temyiz itirazının reddi gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/7098, K. 2012/7959, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama