KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/7200 E., 2013/10466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Trabzon 2.İcra Müdürlüğünün 2009/164 sayılı takip dosyasından, 13.09.2010 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, adresin borçlu şirketle ilgisi olmadığını,boş olarak teslim alındığını belirterek, İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan adrese bir kişinin alışveriş yapmak için gönderildiğinde borçlu şirket ortağı ... isminin yer aldığı kartvizit verildiği, 13.09.2010 tarihli haciz sırasında borçlu çalışanı ...'nun haciz mahallinde hazır olup borçluyu telefonla arayarak "malları kaldırıyorlar ne yapacağız" diye sorduğunu, 03.11.2010 tarihli haciz sırasında ise borçlu ortağının davacı şirket kar ortağı olduğunu belirttiği, borçlu ve davacının alacaklılardan mal kaçırma amacı ile birlikte hareket ettiklerinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, haczin borçluya ödeme emirinin tebliğ edildiği ve ticaret sicilde borçlu adresi olarak gösterilen mahalde gerçekleştiği,İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu,yasal karine aksinin kesin ve güçlü delillerle ispatlanmadığı, faturaların her zaman temini mümkün olduğu ve ayrıca haciz sırasında borçlu ...'ın "Piserro" adına kart bastırdığı ve çalışanın borçluyu defalarca arıyarak malların kaldırıldığını ve ne yapacaklarını sorduğu,
diğer haciz sırasında da borçlunun davacı ile kar ortağı olduğunu ve piserro adına bu işletmeyi işlettiklerini belirtmiş, borçlunun da aynı hacizde hazır bulunup işyerinin kendisine ait olduğunu malların kaldırılmamasını istediği anlaşıldığı, yapılan işlemlerin örtülü işyeri devri niteliğinde olduğu ve İİK'nun 44.madde koşullarına uygun devir yapılmadığı gibi BK'nun 179.maddesi gereğince davacı 3.kişinin borçlardan sorumlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/7200, K. 2013/10466, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama