KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/7551 E., 2013/5197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkilinin aracının kasko sigortacısı olduğunu, 09.02.2007 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada aracın ağır hasarlandığını, davalıya başvuruda bulunduklarını, ancak davalının kaza anında sürücünün alkollü olduğu gerekçesiyle tazminat ödemekten kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 6.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.02.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini 33.475 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kaza anında sürücünün alkollü olması nedeniyle rizikonun teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 21.000 TL tazminatın 21.05.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 26.02.2009 tarihinde davasını ıslah etmiş, davalı vekili ise 21.12.2011 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı definde bulunulmuştur. Mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı defi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bozma sebebidir.
3-Bozma kapsam ve nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/7551, K. 2013/5197, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama