KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/7936 E., 2013/7372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı ... vekilince istenmiş, davacı ... vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.5.2013 Salı günü davacı ... vekili Avukat ... geldi. Davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında önemli fark bulunduğu ve borçlunun halen de sattığı taşınmazda oturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı borçlu adresinde yapılan haciz ve borçlunun mal beyanı ile icra dosyası kapsamına göre aciz halinin mevcut olduğunun anlaşılmasına, davalı borçlunun sattığı taşınmazda bir yılı aşkın bir süre oturmaya devam ettiğinin belirlenmiş bulunmasına ve ibraz edilen kira sözleşmesinin ise her zaman düzenlenebilir olmasına,
kira ödemelerine ilişkin ve kiranın başlangıcından itibaren süregelen belgelerin de ibraz edilememesine nazaran davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin de dosya kapsamına uygun bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde veya somut olayda olduğu gibi 3. kişi elinde iken 3. kişinin borcundan dolayı cebri icrada satılmış olması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Bu durumda davanın bedele dönüştüğünün kabulü ile yeni bir hüküm tesis edilmesi için hükmün bozulması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/7936, K. 2013/7372, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama