KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/7963 E., 2012/10655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- DAVACI (3.kişi)
- ...
- DAVALI (Alacaklı)
- 1-...
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
(Borçlu) 2-...
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Eyüp 3.İcra Müdürlüğünün 2010/2747 Tal. sayılı dosyasından 15.5.2010 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan davacıya ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, davacının davasında haklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, borçluya ödeme emrinin başka adreste tebliğ edildiği, haciz yapılan adresin borçluyla bağlantısının bulunmadığı, adresin takip ve hacizden önce davacı 3.kişi adına kayıtlı bulunduğu, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin davacı lehine olduğu ve davanın ispat edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
../...
-2- 2012/7963 2012/10655
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Dava konusu haczin uygulandığı adres 01.11.2007 tarihinden itibaren davacı 3.kişi adına kayıtlı bir işyeri ve borçlunun bu adresle ilgisi yok gibi görünüyor ise de; dosyanın Dairece geri çevrilmesi üzerine yapılan 28.12.2011 tarihli zabıta araştırmasına ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre, haciz uygulanan adres ile takip talebinde ve takibin dayanağı senette gösterilen adreslerin aynı işyerine ait olduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, davacı 3.kişi takip konusu borcun doğum tarihinden sonra borçlu ile aynı konuda ticari faaliyete başladığı gibi, davacı 3.kişinin 2007 yılı 5.aydan 2008 yılı 12.aya kadar (3.kişinin haciz yapılan adresteki işe başladığı tarihi de kapsar şekilde) borçlunun kardeşi olan ...'in yanında sigortalı çalışma kaydı bulunduğu, yine aynı kişinin yanında daha önceden de 2001 yılı 2.aydan 2006 yılı 2.aya kadar çalışma kaydının bulunduğu, borçlunun ortağı ve yetkilisi olduğu takip ve dava dışı ...
Oto.İnş.Malz...Ltd.Şti.'nin ticaret sicilde şube adresi olarak görünen yerde (...) 3.kişinin Ek işyeri kaydı bulunduğu, davacı 3.kişinin ek işyeri tescil yoklamasında borçlu ile aynı soyadını taşıyan ...'in davacı 3.kişinin işçisi olarak göründüğü, 04.2.2006 ila 25.1.2007 tarihleri arasında da borçlunun eşi olduğu anlaşılan ...'in yine davacı 3.kişinin çalışanı olduğu, buna göre, borçlu ve ailesi ile 3.kişi arasında devam eden bir ticari ya da çalışma ilişkisi bulunduğu görülmektedir.
Öte yandan, davacı 3.kişinin ibraz ettiği belgeler borcun doğumundan sonraki tarihlere ait olup, her zaman temini mümkün belgelerden olduğu gibi, ibraz edilen faturaların gerçekliği yönünden de mahkemece bir inceleme ve araştırma yapılmış değildir.
O halde, mahkemece, ibraz edilen fatura dip koçanlarının getirtilerek ve faturaların gerçekliğinin (Faturalar ile faturada belirtilen malların davacı 3.kişi ile satıcının ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadıkları ile belirtilen menkullerin dava konusu mahcuzlarla aynı mallar olup olmadığının) belirlenmesi yönünden (fatura tarihlerinin borç doğumundan sonraki tarihlere ilişkin olduğu da gözetilerek) gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınması,
../...
-3- 2012/7963 2012/10655
yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular bir bütün olarak değerlendirilerek, borçlu ile 3.kişi arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlem ve devirler yapılıp yapılmadığı, dosya kapsamı itibariyle olayda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin kimin lehine olduğunun etraflıca tartışılıp irdelenmesi, ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasına göre, sonuç olarak mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması şeklinde hüküm kurmak gerekirken ve istihkak davalarında mülkiyetin tespitine yönelik karar verilemeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde mahcuzların “davacı 3.kişiye ait olduğunun tespitine” dair hüküm kurulması da isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/7963, K. 2012/10655, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama