KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8046 E., 2012/8914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2348 sayılı Takip dosyasında icra takibine konu senet üzerinde takip borçlusunun gösterdiği yerde 06.05.2010 günlü haczin yapıldığını, bu sırada üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, ancak üçüncü kişi ve borçlunun aynı alanda faaliyet gösterdiğini, mahcuzların eski ve uzun süredir kullanılan eşyalar olup, faturalarının sunulamadığını, tüm bunların istihkak iddiasının kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü gösterdiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, mahcuzların bir başka takip dosyasında satıldığını, davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “takip borçlusunun kiracı olarak bulunduğu taşınmazı tahliye ettiğinin belirlendiği, 01.05.2010’da aynı yerin kalan kira borcunu ödemek kaydı ile üçüncü kişiye kiraya verildiği, bu işlemlerin hacizden birkaç gün önce gerçekten tahliye de gerçekleşmeden alacaklıdan mal kaçırmak için yapıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davasının reddi niteliğindedir.
Dava konusu haciz adresi takip borçlusunun eski faaliyet adresi olup borcun doğumundan sonra buradaki iş yerini terk etmiş, bu kez üçüncü kişi aynı yerde Türkiye ... Vakfı ... Şubesi ile imzalanan 01.05.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca faaliyete başlamıştır. Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren adı geçen Vakıf ile imzalanan kira sözleşmesinin sahteliği konusunda bir iddia ve delil bulunmamaktadır.
Davacı taraf geçerli bir kira sözleşmesi gereğince haciz mahallinde faaliyet gösterdiğine ve kira ilişkisi muvazaalı olmadığına göre somut olayda İİK’nnu 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir.
Karinenin aksini kanıtlama yükü altında olan alacaklı taraf mahcuzların borçluya ait olduğuna yönelik delilleri sunamamıştır. Bu koşullarda davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONU Ç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8046, K. 2012/8914, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama