KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/8099 E., 2013/2055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın 30.8.2006 tarihinde çalındığını, ihbara rağmen davalının hasarı karşılamadığını belirterek şimdilik 39.000 TL.nın ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.6.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile sigortalı aracın hasarlı olarak 17.1.2008 tarihinde bulunduğunu asıl taleplerinin konusuz kaldığını belirterek araçtaki hasar bedeli olan 5.762,28 TL.nın ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, araçtaki immobilizer sistemi nedeniyle aracın kendi anahtarı olmadan çalınamayacağını, aracın yedek anahtarının kaybedildiğinin müvekkiline olaydan sonra bildirildiğini, anahtar kaybına rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle davacının ağır ihmalinin bulunduğunu, hasarın teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
4.2.2009 gün 2007/22-2009/36 sayılı davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne dair önceki hükmün davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.12.2009 gün ve 2009/6043-8242 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne 5.762,28 TL.nin 29.9.2006 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Birlik Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı Birlik Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava ve duruşmalarda kendini vekille temsil ettiren taraflar lehine davanın kabul-red oranına göre yürürlükteki AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirkete kasko sigortalı aracın çalındığını belirterek şimdilik 30.000 TL araç bedelinin tahsilini talep etmiş, bilahare verdiği 27.6.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile sigortalı aracın hasarlı şekilde 17.1.2008 tarihinde bulunduğunu asıl taleplerinin konusuz kaldığını belirterek 5.762,28 TL hasar bedelinin davalıdan tazminini istemiştir.
Aracın kasko sigorta bedeli 41.500 TL olup araç bulunmadan önce yaptırılan bilirkişi kurulu incelemesi sonucu alınan 1.10.2007 tarihli raporda aracın 2. el piyasa değerinin 38.049 TL olduğu tesbit edilmiş, aynı bilirkişi kurulundan alınan ek rapor ve bozmadan sonra farklı bilirkişi kurulundan alınan raporlarda araçta 5.762,28 TL tutarında hasar olduğu belirlenmiştir.
4.2.2009 tarih 2007/22-2009/36 sayılı önceki hükümde davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne 5.762,28 TL.nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istem konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davanın reddedilen kısmı olmadığı halde davalı ... lehine de 575 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Ancak bu hüküm sadece davalı ... tarafından temyiz edilmiş olup davacı tarafın temyizi bulunmadığından hükmedilen vekalet ücreti yönünden davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Nitekim Dairenin 10.12.2009 gün 2009/6043-8242 sayılı bozma ilamında gösterilen sebeplerle hükmün davalı yararına bozulduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra yine aynı şekilde (önceki hüküm gibi) davanın 5.762,28 TL yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istem konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kez davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bu durumda mahkemece davanın tamamen kabulü halinde davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru ise de; önceki hükümde davalı ... yararına vekalet ücretine karar verilmesi ve hükmün sadece davalı ... tarafından temyiz edilmesi nedeniyle davalı ... yönünden usulü müktesep hak oluştuğundan davalı taraf lehine aynı şekilde vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil bozma sebebi ise de bu konudaki yanılğının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8099, K. 2013/2055, 21 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama