İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/8489 K.2012/12415

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2012/8489Karar2012/12415Tarih12 Kasım 2012Okuma4 dk · 757 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8489 E., 2012/12415 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2012
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

757 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkilinin aracında 5.314,80 TL hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin müvekkiline 2.835 TL ödediğini, bakiye alacakları olan 2.479,80 TL'nin tahsili için davalıya yönelik başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya ait araçtaki hasarın bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Mahkemece, davacı tarafın usulüne uygun olarak kendisine verilen kesin süre içerisinde bilirkişi incelemesi için gerekli ücreti yatırmadığı gerekçesiyle, davanın kesin süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 12.11.2012 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılamasının 29.12.2011 günlü oturumunda "Dosya üzerinde kusur ve hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi olarak bu işlerden anlayan Ali Sarıhan'ın re'sen tayinine, celse arası yemin tutanağı düzenlenerek dosyanın bilirkişiye tevdiine, 200,00 TL bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine yatırılması için davacı tarafa iki hafta kesin süre verilmesine, masraf yatırıldığında mübaşir vasıtası ile bilirkişinin haberdar edilmesine, duruşma arasında yemin zabtı düzenlenmek suretiyle dosyanın bilirkişiye tevdiine duruşmanın 15.3.2012 günü saat 09.10'a bırakılmasına" karar verilmiş,

Mütaakip 15.3.2012 günlü oturumda da davacının verilen iki haftalık kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığından ek süre talebinin reddi ile davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş

Davacı vekilinin vakii temyiz istemi sayın çoğunluk tarafından red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.

Sayın çoğunluğun onama kararına katılamamaktayım.

Zira;

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkı Başlıklı 6. md " Herkesin gerek medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili nizalar gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasa ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip" bulunduğu,

TC Anayasasının 141/son md " davaların en az giderle ve mümkün olan suratle sonuçlandırılmasının yargının görevi" olduğu,

Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK.nun 77. md " Hakimin tahkikat ve muhakemenin mümkün olduğu derecede surat ve intizam dairesinde cereyanına ve beyhude masrafa meydan verilmemesine dikkatle mükellef" bulunduğu,

HUMK.nun 163 md " .... kanunun tayin ettiği müddetlerin kati olduğu, bu müddetlerde yapılması lazım olan muamelenin yapılmazsa o hakkın sakıt olacağı, hakimde tayin ettiği müddettin kati olduğuna karar verebileceği.." öngörülmüştür.

Günümüzde bir çok davanın uzun sürdüğü vakıa olup yargılamanın uzun sürmesi ve adaletin geçikmesi çeşitli nedenlerin yanı sıra yargılama kurallarının gereği gibi hem mahkemelerce hem de taraflarca uygulanmamasından kaynaklanmaktadır.

Gerçek, etkin hukuki bir koruma ve adil yargılama, yargılamanın özellikleri çerçevesinde mümkün olduğunca en basit, en çabuk ve en ucuz olanıdır. Doğru ve gerçek anlamda hukuki koruma sadece doğru karar verilmesini değil, bu hakkın mümkün olduğu kadar makul sürede gerçekleşmesinide gerektirir.

"Geçiken adalet, adalet değildir." özdeyişi bu nedene dayanmaktadır.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma Hakkının sağlanabilmesi için çabuk değil makul süre içinde yargılama yapılması gereklidir. Yargılamanın hızlandırılması sağlanırken bu her ne pahasına olursa olsun biçiminde yapılmamalıdır. Aksi takdirde hızlı, fakat hatalı kararlar verilmesi tehlikesi ortaya çıkarki amaçlanan bu değildir. Adalet çabuk bir karar uğruna oldu bittiye getirilmemelidir. Önemli olan hızlı bir yargılama yapmak değil, doğru bir yargılamayı, o yargılamanın gerektirdiği sürede tamamlamaktır. (Y. 1.H.D. 11.9.1996 gün 8913-9700 sayılı ve Y.13 H.D 26.3.1992 gün 2432-2924 sayı)

İster yasa, ister hakim tarafından belirlenmiş olsun kesin süre içinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek için getirtilen kesin mehil kuralı, yasanın amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Somut uyuşmazlıkta mahkemece 29.12.2011 günlü oturumda davacı vekiline bilirkişi ücretine depo etmek üzere verilen kesin süre mülga HUMK.163 maddesine aykırıdır.

Yüksek Yargıtay uygulamasıyla da kararlılık kazandığı gibi mahkemece davacı vekiline verilen kesin sürenin yasal sonuçları hatırlatılmadan usule aykırı hüküm tesis edilmiştir.

Bu halde verilen kesin sürenin davacı yönünden hukuki sonuç doğurması mümkün değildir.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6, TC Anayasanının 141/son ve HUMK.nun 77 maddesindeki davanın makul süre içinde hakkaniyete uygun şekilde sonuçlandırılmasını öngörülen hükümlerine aykırı davranılmıştır.

Kesin sürenin yasanın amacına uygun şekilde kullanılmaması nedeniyle sonuç doğurması mümkün bulunmadığından yerel mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8489, K. 2012/12415, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8489
Karar No
2012/12415
Tarih
12 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/8489 K.2012/12268
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/8489 K.2012/25467
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/8489 K.2012/10098
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/8490 K.2012/25503
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/8490 K.2012/12264
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8490 K.2012/10969

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.