KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8504 E., 2012/8917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5612 sayılı Takip dosyasında yapılan 11.08.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, ayrıca ispat yükünün İİK’nnu 99. maddesi gereğince alacaklı tarafa düştüğünü, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, hacze yönelik İİK’nun 96 ve 97. maddelerinin uygulanmasının icra memurunun işleminden kaynaklandığını, davanın açılmasında kusurlarının bulunmadığını, davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu hacizle ilgili İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiği yönünde mahkeme kararının bulunduğu, ancak davalı alacaklı tarafın kendisine tanınan 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde dava açmayarak istihkak iddiasını kabul ettiği, böylece haczin ortadan kalkması nedeni ile davanın konusuz kaldığı, alacaklının bu durumu bildiği halde haczin yapılmasını sağlaması nedeni ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği“ gerekçesi ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve üçüncü kişi yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti ve tazminat ile ilgili kısımları yönünden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf hacizden sonra İcra Müdürlüğü’ne başvurmadan 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde doğrudan dava açma yoluna gitmiştir. Yasa’da bunu engelleyen bir durum olmamakla birlikte ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.09.2011 gün, 318–307 sayılı ilamı ile istihkak iddiası ile ilgili dava açma yükünün İİK’nun 99. maddesi gereğince alacaklıya ait olduğu yönünde karar verilmiştir. Anılan karar doğrultusunda İcra Müdürlüğü’nün düzenlediği 18.10.2011 tarihli muhtıra tebliğ edilmiş, alacaklı taraf 7 gün içinde dava açmayarak istihkak iddiasını kabul etmiş, duruşmalarda da istihkak iddiasına karşı çıkmamıştır.
Bu koşullarda istihkak iddiasının reddi davası açmayan, ilk oturumdan itibaren istihkak iddiasını kabul eden alacaklı tarafın 6100 sayılı HMK’nun 312/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmaması gerekir.
Diğer yandan İİK’nun 97/15. maddesinde: “…İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur…“ düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre; üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilmesi için öncelikle istihkak iddiasının kabulü gerekir. Somut olayda davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine göre tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleştiği de kabul edilmemelidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8504, K. 2012/8917, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama