KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8557 E., 2013/13259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Nazilli 2. İcra Müdürlüğünün 2008/3422 sayılı takip dosyasından 21.01.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya tebligat yapılan vekaletnamede de borçlu adresi olarak bildirilen yerde yapıldığını, haciz sırasında hazır bulunan işçi tarafından işyerinin borçluya ait olduğunun beyan edildiğini, davacı ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemler bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haciz yapılan işyerinin ve içindeki menkullerin davacı 3.kişiye ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz borçluya ödeme emri teblig edilen adreste, borçlunun huzurunda yapılmıştır. Haciz sırasında hazır bulunan işçi de işyerinin borçluya ait olduğunu beyan etmiştir. Bu hale göre İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksi davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmelidir.
Davacının dayandığı borcun doğumundan sonraki tarihli vergi kaydı ve telefon faturaları karine aksini tek başına ispata yetmez. Davacı 3.kişinin, borçlunun gelini olduğu da dosya kapsamı ile sabit olup istihkak iddiasının muvazaaya dayandığı açıkça ortadadır. Dosya içinde karine aksini kanıtlar nitelikte belge bulunmadığı gözetilmeksizin davanın reddi gerekirken yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8557, K. 2013/13259, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama