KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8650 E., 2012/8919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2908 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/77 sayılı Talimat dosyasında yapılan 26.01.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu, davacının 2007 yılından beri haciz adresinde faaliyet gösterdiğini, kullanılan ünvanın borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin icra takibine dayanak faturalarda gösterilen, ödeme emrinin de tebliğ edildiği yerde yapıldığını, davacı ve borçlunun aynı alanda faaliyet gösterdiğini, borçlunun kullandığı ünvanın üçüncü kişi tarafından haciz adresinde kullanıldığını tespit edildiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı şirketin haciz tarihinden önce kurulduğu ve haciz adresindeki faaliyetine başladığı, Vergi Dairesi tarafından düzenlenen yoklama fişlerinin bu durumu doğruladığı, borçlu şirket ile
aralarında organik bağ bulunmadığı, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, davalı alacaklının karinenin aksini kanıtlayamadığı “ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı şirket borçlunun 19.06.2007’ye kadar faaliyet gösterdiği yerde kurulmuş olup, iştigal alanları aynıdır. Dava konusu haciz sırasında hazır bulunan üçüncü kişi şirket yetkilisi iş yerini borçludan devraldıklarını kabul ve beyan etmiştir. Diğer yandan dava konusu hacizden sonra yapılan 15.02.2010, 26.03.2010, 29.03.2010 günlü üç hacizde de borçlu yetkilisinin hazır olduğu tutanaklara geçirilmiştir. İİK’nun 8/son maddesi gereğince haciz tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu adi nitelikteki kira sözleşmesi ile vergi levhası karinenin aksini kanıtlamaya elverişli nitelikte değildir. Faturalara konu eşyaların ayırt edici özellikleri yazmadığından mahcuzlarla karşılaştırılması da mümkün olmayacaktır.
Davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8650, K. 2012/8919, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama