KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8707 E., 2012/11313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-..., 2-...,3-..., 4-...,5-...,6-..., 7-...
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ve ... ile süresi dışında davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlulardan Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/631 esas sayılı dosyasında görülen tazminat davası nedeniyle alacaklı olduklarını, müvekkili lehine hükmedilen tazminat alacağının kesinleşmesi ile borçlular aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malları bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazlarını davalılardan ..., ...ve ...'e satışına ilişkin tasarruflar ile ...ve ... tarafından diğer davalılar ... ve ...'e yapılan tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ile borçlular vekili, satışların mal kaçırma amacı olmaksızın iyi niyetle yapıldığı ve ortada kesinleşmiş bir karar olmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satışlarda bedel farkı oluştuğu, davaya konu taşınmazlarda halen borçluların oturduğu ve bu taşınmazları alacak ekonomik gücü bulunmayan davalıların iyi niyetli olmadıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar... ve ... vekili ile ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
../...
- 2 - 2012/8707 2012/11313
1-Davalı ...'in temyiz dilekçesinin incelenmesinde, gerekçeli kararın kendisine 14.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise, HUMK.’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 01.12.2011 tarihinde mahkemeye verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekir.
2-Davalılar... ve ... vekili ile ...'in temyiz istemlerine gelince; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Küçükköy 735 parselin davalı ...'ye, 511 ile 512 parsellerin davalı ...'e ve 28 ve 2849 parsellerin davalı ...'ye satışında edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY.'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine,
diğer taraftan borçlular... ve ...'ın davalı ...'ye satılan taşınmazı tahliye etmeyip burada oturmaya devam ettiklerinin belirlenmiş olması bakımından dördüncü kişi konumundaki davalı ...'nin borçlu davalıların alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına (İİK m. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... ile borçlular... ve ... vekilinin temyiz itirazları red edilmelidir.
3-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri, takip konusu alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda karar ve ilam harcının takip miktarı olan 126.484,00 TL üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiş olmasına karşın belirtilen husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/II. Maddesi delaletiyle
../...
- 3 - 2012/8707 2012/11313
1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8707, K. 2012/11313, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama