KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/8829 E., 2012/9116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; somut olayda davalı banka, davacı alacaklı tarafından gönderilen 24.07.2009 tarihli haciz yazısına borçlunun bankaları nezdindeki parasının borçlu ile banka arasındaki 17.09.2009, 13.05.2008 ve 19.06.2008 tarihli kredi alacakları nedeniyle rehinli olduğunu, banka rehin hakkından sonra gelmek üzere haczin işlendiğini belirterek itiraz etmiştir.
Davalı banka ile borçlu arasında yapılan yukarıda tarihleri belirtilmiş kredi sözleşmelerinin 5.maddesi ”Müşteri, Bankanın merkez ve tüm şubelerinde ve depolarında bulunan ve ileride bulunabilecek olan her türlü emtia ve bunları temsil eden belgeler, vadesi gelmiş veya gelecek olan alacak, TL, döviz ve altın mevduat hesapları, bloke hesapları, nakit, ... ve tahvillerle, senet ve konişmentolar ve tahsile verilen çekler ile vesair tüm kıymetli evrak üzerinde veya kredi hesapları üzerinde bankanın herhangibir ihbara gerek olmaksızın virman takas ve hapis hakkı olduğunu,
ve bunların bankaya işbu sözleşmeden doğmuş doğacak ve bankanın tüm şubelerinde her ne şekil ve mahiyette olursa olsun mevcut ve doğacak bütün kredi borçlarını karşılayacak miktarının rehinli bulunduğunu, döviz hesaplarınında bankaca kat'i alışları yapılarak aynı hükümlere tabi olduğu kabul eder.” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm gereğince banka ile dava dışı borçlu arasında haciz tarihinden önce yapılmış 13.05.2008 tarihli 100.000 TL
limitli ve 19.06.2008 tarihli limit arttımı (900.000 TL)sözleşmeleri bulunduğundan bu sözleşmeler gereğince 24.07.2009 haciz tarihi itibarıyla davalı bankanın dava dışı borçludan alacaklı olup olmadığının tesbiti amacıyla davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, haciz tarihi itibarıyla bankanın borçludan alacaklı olduğunun belirlenmesi halinde alacak miktarı üzerinden sözleşmenin 5.maddesi gereğince bankanın rehin hakkının bulunduğunun kabülü ile davacı alacaklının davasının reddi, aksi halde şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken sadece 17.09.2009 tarihli sözleşme değerlendirilerek hüküm kurulmasının isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia savunma toplanan deliller, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu gereğince 24.7.2009 haciz tarihi itibariyle borçlunun davalı 3. kişi bankaya toplam 334.962,00 TL borçlu olduğu, sözkonusu miktar üzerinde davalı banka ile dava dışı borçlu arasındaki sözleşmenin 5. maddesi gereğince bankanın rehin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, 24.7.2009 tarihinde haczedilen para üzerinde davalı 3. kişinin rehin hakkının ve paranın rehinle yükümlü olarak haczedildiğinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/8829, K. 2012/9116, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama