KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/9013 E., 2012/10273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline trafik sigortalı olan ve davalının işleteni olduğu aracın firari (ehliyetsiz) sürücü idaresinde iken park halindeki iki araca çarparak hasara neden olduğunu, sigorta poliçesi gereğince karşı araçların işleteni ve sigorta şirketine ödeme yapıldığını ve davalıya rücu haklarının bulunduğunu ileri sürerek, toplam 8.721,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 8.721,00 TL. tazminatın 30.3.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanunu’nun 13.maddesi hükmüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlarının (tazminatın azaltılması ve kaldırılması sonucunu doğuran haller) başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduk-
../...
- 2 - 2012/9013 2012/10273
tan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen Karayolları Trafik Kanunu’nun 95.maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Somut olayda, 05.11.2009 tarihinde saat 02.50'de davalının işleteni olduğu aracın park halindeki 3.kişi aracına çarpmış olduğu, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kaza tespit tutanağında belirtilmekle birlikte, sürücünün olay yerinden firar ettiği (sürücünün belirlenmediği) de tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili, kaza sonucu 3.kişiye ait araçlarda meydana gelen hasar bedelinin ödendiğini ve davalı aracının sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu iddia ederek 3.kişilere ödenen hasar bedelinin rücuen tahsilini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Aracın sürücüsünün tespit edilememesi, sürücünün ehliyetsiz olduğunu göstermez.
M.K'nun 6. maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Buna göre, eldeki davada ispat yükü, davacı sigortacıya ait olup sigorta şirketi soyut iddialarla değil, somut delillerle kaza anında araç sürücüsünün kim olduğunu ve bu sürücünün olay tarihi itibariyle yeterli sürücü belgesine sahip olmadığını kanıtlaması gerekir.
Sürücünün kaza yerini terk etmesi başlı başına sigortacıya rücu hakkını sağlamaz.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/9013, K. 2012/10273, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama