KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/9763 E., 2013/6364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü, trafik (ZMSS) ve kasko (İMSS) sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında, araç içinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nin boşandığı eski eşi ve diğer davacıların annesi olan ...'in vefat ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 10.000,00 TL., davacı ... için 15.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL. cenaze-defin masrafının ve her davacı için 20.000,00'er TL. manevi tazminatın davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketleri vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... Ltd.Şti. vekili davanın bu dosya ile irtibatlı Kemalpaşa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/15 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, HMK'nun 166/2. maddesi uyarınca, dava dosyasının aynı kaza nedeniyle eldeki davadan daha önce açılan ve bir kısım tarafları (davalıları) aynı olup
aralarında hukuki irtibat bulunan Kemalpaşa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/15 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yetki bakımından ayrı mahkemelerde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması halinde birleştirilmesi olanaklı ise de; dava 14.8.2009 tarihinde açılmış olup, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 187/5. ve 45/2. maddesi gereğince, aralarında bağlantı bulunan farklı yerdeki mahkemelerde açılan davaların birleştirilebilmesi, ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ancak ilk itiraz olarak ileri sürülmesi halinde mümkündür.
İkinci davanın davalısı ilk itiraz olarak davaların birleştirilmesini istemezse artık bu iki davanın birleştirilmesi mümkün değildir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt III, İstanbul, Şubat 2001, 6. Basım, Sah. 3429 v.d.)
Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nun 448.maddesinde de “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemeye göre, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir.
Somut olayda, davalı vekilinin ilk itiraz şeklinde usulüne uygun birleştirme talebi olmadığından, mahkemece yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde birleştirme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/9763, K. 2013/6364, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama