KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/11034 E., 2013/14590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı, davalının işleteni olduğu aracın sebebiyet verdiği kazada hasarlanan üçüncü kişiye ait aracın hak sahiplerine ödenen 5.627,00 TL’nin davalı sigortanın zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları B-4 maddesi ve karayolları trafik yönetmeliğinin 134. maddesine aykırılık nedeniyle davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile davalının (kapatılan) Akhisar 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2604 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen asıl alacak yönünden 4.692,00 TL ile faiz yönünden 287,95 TL olmak üzere 4.979,95 TL üzerinden iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve ağır kusura dayalı olarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-a maddesinde, tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde, sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Görüldüğü gibi maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedilmektedir.
Ağır kusur, yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel dikkat ve özenin gösterilmemesi" şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara "tam bir aldırmazlık" söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır.
Bu itibarla, sürücünün tam kusurlu olmasıyla ağır kusurlu olması halini birbirinden ayırmak gerekir.
Somut olayda; davalıya ait aracın sürücüsü, tepe lambaları yanık vaziyette olan Orman İşletme Müdürlüğüne ait eskort aracının eşliğinde, orman yangınları ile mücadele için davalıya ait çekicinin römorkuna yüklenen iş makinesini taşıdığı sırada, iş makinesinin bıçakları yandan 0.70 metre çıkık vaziyette giderken karşı yönden gelen dava dışı kamyonun kasasına çarparak kazaya sebebiyet vermiştir.
Trafik polisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda araç sürücüsünün, taşıdığı yükün araç kasasından dışarı çıktığını bildiği halde gerektiğinde emniyet kuvvetlerinden yardım alarak diğer araçlar için tehlike yaratmadan güvenli şekilde seyretmesi gerekirken Orman İşletme Müdürlüğüne ait eskort araç eşliğinde seyrinin kazaya neden olduğu bildirilmiştir.
14.09.2012 günlü bilirkişi raporunda da belirtilen taşımanın emniyet müdürlüğü tarafından sağlanacak eskort araçlar eşliğinde yapılması gerektiği tespitinde bulunulmuştur. Dava konusu kaza Orman İşletme Müdürlüğüne ait eskort eşliğinde seyir halinde bulunulurken meydana gelmiştir. Kazanın oluş şekline göre, davalı taraf kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmakla beraber, yukarıda anlatılanlar ışığında ağır kusurlu olduğundan veya kasti davranışından söz edilemez.
Buna göre, mahkemece rücu koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/11034, K. 2013/14590, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama