KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/11149 E., 2014/14700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/03/2013
- Numarası
- 2006/313-2013/106
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin boşandığı eşi Ülkü ile kızı Burcu'nun 11.02.2006 tarihinde, davalının murisi T. A.ın idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazasında hayatlarınıı kaybettiklerini ileri sürerek, 120.000,00 TL manevi, 30.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 1.902,67 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 14.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/11149, K. 2014/14700, 30 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama