İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/11637 K.2013/12514

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/11637Karar2013/12514Tarih19 Eylül 2013Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/11637 E., 2013/12514 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2013
Mahkemesi
Küçükçekmece Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın ... ve ... ile ... 'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak ... ve ... için 2.000,00.-TL tedavi gideri, ... için 600,00.-TL geçici, 200,00.-TL sürekli çalışma gücü kaybı, ... için tedavi süresince evinin bakım ve temizlik gideri için 200,00.-TL ve ...'un yaptığı tedavi gideri için 500,00.-TL olmak üzere toplam 3.500,00.-TL maddi tazminat, ayrıca ... için 3.000,00.-TL, ... için 2.000,00.-TL, ... için 1.000,00.-TL, ... için 500,00.-TL olmak üzere toplam 6.500,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beliterek davanın reddini savunmuştur.

2013/11637

2013/12514

Davalı .... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüyle 600,00.-TL tedavi gideri, 200,00.-TL çalışma gücü kaybı olmak üzere toplam 800,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan dava tarihinden itibaren tahsiline, sigorta şirketinin ödemiş olduğu 1.846,00.-TL'nin mahsubuna, ... için 3.000,00.-TL, ... için 2.000,00.-TL, ... için 1.000,00.-TL, ... için 500,00.-TL olmak üzere toplam 6.500,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Adli yardım, esasen haklı bir kimsenin, fakirliği nedeniyle, bir davanın gerektirdiği harç ve masrafları sağlayamaması durumunda, bu mali külfetlerden geçici olarak muaf tutulmasıdır (HUMK md. 465-472).

Adli yardımın kabulü halinde HUMK'nın 466/1. maddesi (HMK m. 335/I-a) gereğince bütün yargılama harç ve masraflarından geçici olarak muafiyet sağlanır. Somut olayda davacı açıkça ıslah dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuş, ıslah dilekçesinde belirtmiş olduğu tazminat miktarları için gerekli olan Harçlar Kanununun 28/I-a maddesinde belirlenen nispi harcı yatırmaksızın davasını sürdürmüştür.

Mahkemece davacı vekilinin adli yardım konusundaki talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin yargılama sonlandırılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle adli yardım konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, adli yardımın reddine karar verilmesi halinde ise Harçlar Kanunu'nun 28, 30, 32 ve 127. maddeleri gereğince işlem yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

2013/11637 2013/12514

3- 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğünün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir.

Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK.’nun 381.- 389. maddelerinde (6100 sayılı HMK m. 294 - 297), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK m. 297/II); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, 02.12.2008 günlü mahkeme kısa kararının hüküm fıkrasının (1.) bendinde "sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren” ibaresinin yer almasına rağmen gerekçeli kararda hüküm fıkrasının (1.) bendinde bu defa yalnızca sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilirken, diğer davalılar yönünden faizin başlangıcı ve türü yönünden her hangi bir hüküm verilmeksizin hüküm fıkrası oluşturulmuştur. Bu bakımdan kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olması nedeni ile kararın bozulması gerekmiştir.

2013/11637

2013/12514

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 19.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/11637, K. 2013/12514, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/11637
Karar No
2013/12514
Tarih
19 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/11637 K.2013/13752
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/11637 K.2013/11918
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/11637 K.2013/14150
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/11638 K.2013/18087
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/11638 K.2013/17191
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/11638 K.2013/21335

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.