KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/1191 E., 2014/7092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Saruhanlı İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2012
- Numarası
- 2012/46-2012/52
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istemin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Saruhanlı İcra Müdürlüğünün 2007/1260 sayılı dosyasından, 20.11.201 tarihinde borçlu adresinde yapılan haciz sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, icra müdürünün İİK'nun 96 maddesine göre işlem yapması gerekirken İİK'nun 99.maddesine göre işlem yaptığını belirterek İİK'nun 99.madde uygulamasının hatalı olduğundan işlemin iptali için şikayet davası açmıştır.
Mahkemece, haciz adresinin borçlunun adresi olmadığı, ticaret sicil kayıtları ve vergi kayıtlarına göre 3.şahıs adına olduğu, borçlunun şirket temsilcisi ve mütesilsil kefil olmadığı, mahalde borçluya ait belge olmadığından bahisle istemin reddine karar vermiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nun 99.maddesinin uygulamasının hatalı olmasına ilişkin şikayet niteliğindedir.
Takip talebinde M.. Ş.., borçlu olarak gösterilmiş ve takibe dayanak bonoda şirket ve şahıs adresleri haciz adresi olarak gösterilerek ödeme emirleri bu adrese tebliğ edilerek kesinleşmiştir. Dava konusu hacizden önceki 14.08.2008 ve 23.11.2009 tarihli hacizler ve dava konusu 20.11.2012 tarihli haciz aynı adreste yapılmış ve borçlu M.. Ş.. haciz mahallinde hazır bulunmuştur. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı lehine olup dava açma külfeti 3.kişiye aittir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tesbit ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle şikayetin kabulü yerine reddine karar verilemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/1191, K. 2014/7092, 6 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama