KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/1205 E., 2014/2510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.2.2014 Salı günü davacı ve davalı ... tarafından gelen olmadı. Davalı ... vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Şirket vekili, davalı borçlu Atilla Dizdar aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu alacağını diğer davalı ...’a temlikine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasında bir alacak-borç ilişkisinin ispat edilemediği, davalı ...’ın diğer davalı borçlunun mali durumunu bilinebilecek konumda bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmü davalı ... vekiline, 02.11.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.nin 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra, 19.11.2012 havale tarihli dilekçe ve 19.11.2012 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece
bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/1205, K. 2014/2510, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama