KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/12423 E., 2013/12010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin davada İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi ve İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca satın alınan dairelerin belirlenen metrekareden eksik teslim edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Tüketici Mahkemesi'nce, satış sözleşmesinin 2 adet daireyi kapsayıp davacının tüketici konumunda bulunmadığı, uyuşmazlığıun çözümünde 4077 sayılı yasanın uygulanamayacağı ve genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği nedeniyle görevsizlik kararı vermiştir. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davacının tüketici olup uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundan kaynaklanması nedeniyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
2013/12423
2013/12010
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında resmi şekilde yapılan taşınmaz satış sözleşmesi ile dava konusu 2 adet dairenin satışının yapıldığı ancak taşınmazın anlaşmada belirtilen metrekareden daha düşük teslim edildiği, uyuşmazlığın bu nedenle uğranılan tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu taşınmazın davacı tarafından ticari veya mesleki olmayan amaçlarla satın alındığı anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasında 4077 sayılı kanunda düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşmenin varlığı ve geçerli olup olmadığı ise görevli mahkemece değerlendirileceğinden, Davacının 4077 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girdiği, davalının ise, yasanın yaptığı “satıcı” tanımına uyduğu anlaşılmakla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/12423, K. 2013/12010, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama