KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/12488 E., 2013/14528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu araca, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve efor kaybına uğradığını ileri sürerek ıslahla birlikte 21.643,61 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... duruşmadaki beyanında özetle davanın reddini savunmuş, davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 21.643,61 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 4.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının maluliyetine ilişkin olarak dosyada 2 ayrı rapor bulunmaktadır. GATA Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 17.12.2009 tarihli raporda, davacının %48 oranında beden çalışma gücünde azalma olduğu belirtilmiş, 08.12.2010 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda ise davacının yaralanmasının fonksiyonel bozukluk bırakmadan iyileşmiş olduğu, bu nedenle maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı kanaati bildirilmiştir.
Anılan iki rapor arasında çok büyük ve açık çelişki mevcuttur. Bu durumda mahkemece anılan çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan davacının maluliyet iddiasına ilişkin gerekçeli ve ayrıntılı rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bozma kapsam ve nedenine göre davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/12488, K. 2013/14528, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama