KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/12734 E., 2013/15450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının işleteni olduğu, davalıya kasko sigortalı ve diğer davalı ...'ın kullandığı aracın karıştığı trafik kazasında hasarlandığını belirterek 6.500 TL hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, kazanın alkollü olan davacı tarafından yapıldığını, doğru ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; aracı şahsi işleri için kullandığını, bir anda direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve duvara çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, davanın kendisi yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ... şirketi aleyhine açılmış davanın reddine, davalı ...'ın beyanı kendisini bağlayacağından davanın aleyhine kabülü ile 6500 TL nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Somut olayda, davacı tarafından trafik kazasına ilişkin tespit tutanağı ve diğer belgelerin davalı ... şirketine bildirilmesinden sonra davalı ... şirketi tarafından ekspertiz raporu alınmış, ancak sigorta teminatının ödenmemesi üzerine dava açılmıştır. Davalı vekili, dava konusu kaza sırasında aracın davacı tarafından alkollü olarak kullanıldığını ve hasarın teminat dışı kaldığını savunmuştur.
Zabıt münzileri kaza tespit tutanağında ve mahkemede vermiş oldukları ifadelerde, sürücünün kim olduğunu bilmediklerini, sürücü olduğunu iddia eden kişinin alkollü olmadığını söylemişlerdir.
Bu durum karşısında, ispat yükü davalı ... şirketinde olup, davalı ... şirketi de, araç sürücüsünün alkollü olduğunu ve sürücünün değiştirildiğini somut delillerle kanıtlayamamıştır. Davalı ... şirketi rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde, sürücünün değiştirildiğini ve alkollü olduğunu somut delillerle kanıtlanması gerekir. (Yargıtay HGK.nun 10.12.1997 gün 1997/11-772,1043, HGK.nun 16.12.1998 gün 1998/11-872 1998/905, HGK.nun 8.12.2010 gün 2010/17-596 2010/641 sayılı ilamları bu yöndedir.)
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında ve dosya kapsamına göre, hasarın poliçe teminatı içinde kaldığı kabul edilerek davalı ... şirketinin diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/12734, K. 2013/15450, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama