İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/1369 K.2013/6361

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/1369Karar2013/6361Tarih6 Mayıs 2013Okuma8 dk · 1.536 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2013/1369 E., 2013/6361 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.536 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılar murisi ... 'a ait olup müvekkili şirkete trafik sigortalı (ZMSS) aracın alkollü sürücü idaresinde iken sebebiyet verilen 12.10.2010 tarihli trafik kazasında, 3.kişi aracında hasar meydana geldiğini, zararın sigorta poliçesi gereğince davacı tarafından ödendiğini ve davalılara rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, 8.000,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, muris ...'nın poliçe tanziminden çok önce 25.2.2000 tarihinde vefat etmiş olduğunu, kazaya karışan aracın murisin sağlığında haricen satıldığını ve fiili hakimiyetin kalmadığını, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalılar murisinin 29.9.2010 tarihli poliçe tanziminden çok önce 25.2.2000 tarihinde vefat ettiği, davalıların bu poliçeden dolayı sorumlu tutulamayacağı, davacı vekilinin olayın sebepsiz zenginleşme koşullarına göre

değerlendirilmesi talebi yönünden de bu koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ZMSS poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

1-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş,

Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı KTK'nun 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.

Davacı ... kazaya neden olan aracın ZMSS poliçesini temin etmiş olup, poliçede sözleşmenin tarafı ve sigorta ettireni olarak görünen ... ...'un mirasçılarına karşı dava açmıştır. Kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle trafik sicilinde davalılar murisi ... ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Davalılar vekili, muris ...'nın poliçe tanziminden önce 25.2.2000 tarihinde vefat ettiğini, aracın murisin

sağlığında haricen satıldığını ve davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş ise de. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde, trafikte kayıtlı motorlu araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu düzenlenmiş olup,

dosyadaki bilgi ve belgelere göre belirtilen tarihte öldüğü anlaşılan davalılar murisinin aracı kaza tarihinden önce yasal prosedüre uymaksızın harici olarak satıp teslim ettiği yönündeki savunma hukuki sorumluluğu kaldırmayacağından ve murisin terekesi üzerinde iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğundan davalıların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesi gereğince araç maliki, işleten ve sigorta ettirenin mirasçıları sıfatıyla, miras hukuku hükümlerine göre sorumlu olacakları (husumet) açıktır.

Kaldı ki, somut olayda davalı mirasçıların mirası reddettiklerine dair bir karar bulunmadığı gibi, terekenin borca batık olduğu iddia ve ispat edilmiş de değildir.

2-) Öte yandan, 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. Maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.

Ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş

bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.

Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. Maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından,

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde,yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır.

Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.

O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına zararın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda zararın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. Maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağı ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)

Somut olayda; trafik kazası tespit tutanağına göre, davacıya sigortalı aracın sürücüsü (dava dışı) Yüksel Manay

1.94 promil alkollü olarak araç kullanırken tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermiştir. Mahkemece kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği ve olayda alkol dışında başka etkenin de rol oynayıp oynamadığı yönünden nöroloji uzmanından alınan bir rapor da yoktur.

O halde, mahkemece dosyanın trafik uzmanı, nörolog ve hukukçudan oluşan bilirkişi kuruluna tevdii ile kazanın oluş şekli, yol, hava vs. koşullar bir bütün olarak değerlendirilip kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının ve zarar gören 3.kişi aracındaki gerçek zarar miktarının saptanması yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.5.2013 gününde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Somut uyuşmazlıkta,

Davacıya 29.9.2010-29.9.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen 266654810-1-1 nolu ZMSS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın 13.10.2010 tarihinde alkollü sürücü yönetiminde iken neden olduğu kazada, hasar gören ... plakalı araç malikine 25.11.2010 tarihinde davacı tarafından 8.000,00 TL hasar tazminatı ödediği, sigor-

talı araç sürücünün alkollü olması nedeniyle ZMSS Genel Şartları B.4-d maddesi gereğince sigortalıya rücu hakkının doğduğu idiasıyla ödenen hasar bedelinin sigortalı ... ...'un ölü olması nedeniyle mirasçıları olan davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile dava açılmış,

Davalılar vekili müvekkilleri murisinin 25.02.2010 tarihinde, poliçe tanziminden 10 yıl önce vefat ettiğini, müvekkillerinin poliçeden sorumluluklarının söz konusu olamayacağını bildirerek davanın reddini savunmuş,

Yargılama sonucunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş,

Kararın davacı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı yazılı gerekçe ile bozulmuştur.

Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.

2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesinde motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olması halinde motorlu araç işleteninin doğan zarardan sorumlu bulunduğu,

Yasanın 91/1 maddesinde işletenlerin, yasanın 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu,

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının işletene rücu hakkı başlıklı B.4.d maddesinde de tazminatı gerektiren olayı işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri gelmesi halinde sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği öngörülmüştür.

Yasal düzenlemelerde de görüldüğü üzere işletenin yasadan doğan sorumluluğunun sigorta şirketine geçmesi için sigorta yaptırması zorunlu olduğu gibi sigorta şirketinin de işletene rücu edebilmesi için aralarında geçerli bir akdi ilişkinin varlığı zorunludur.

Sigorta sözleşmeleri iki tarafa borç yükleyen (Sinallagmatik) bir sözleşme niteliği taşımakta olup, bu sözleşmede sigortacı ve sigorta ettiren olmak üzere iki taraf vardır.

Sigortacı (davacı) 5684 sayılı yasaya göre ülkemizde sigorta sözleşmesi yapabilecek kuruluşlar, ya bir anonim şirket veya kooperatiftir.

Sigorta ettiren (davalılar murisi) ise, medeni hakları kullanma yetkisine sahip gerçek veya tüzel kişidir.

Davacının dayanağı ZMSS poliçesi 29.9.2010 tarihinde düzenlenmiş olup sözleşmede sigorta ettiren olarak gözüken davalılar murisi ... ... ise poliçenin tanziminden 10 yıl önce vefat etmiştir.

10 yıl önce vefat ettiği nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesi ile sabit olan davacılar murisinin davacının dayanağı ZMSS poliçesini sigorta ettiren olarak düzenlemesi mümkün değildir.

Poliçe nedeniyle müteveffa ve mirasçılarının hiçbir hukuki sorumlulukları bulunmamaktadır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 1401 ve 1405.maddesi hükümlerine göre sigorta sözleşmesinin yapılması hiçbir şekle tabi tutulmadığından davacı ... şirketinin davayı akdi ilişkide bulunduğu kişiye yöneltmesi gerekmektedir.

Yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan kararın onanması gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.

Karşı oy Karşı oy · ... ...

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/1369, K. 2013/6361, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1369
Karar No
2013/6361
Tarih
6 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/1370 K.2013/13560
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/1371 K.2013/10910
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/1371 K.2013/8401
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/1372 K.2013/5760
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/1373 K.2013/13562
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/1373 K.2013/5765

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.