KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/14147 E., 2013/14955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilitarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın seyir halindeyken davalının bakım ve sorumluluğunda olan rögar kapağının yerinden çıkarak sebebiyet verdiği kazada hasarlandığını ve hasarın mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, davalının kusuruna isabet eden 19.200,00 TL. nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 9.000,00 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı kamu tüzel kişisi olup görmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayı sorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usul Kanunu 2.madde hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikamesi gerekmektedir. (11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı)
Somut olayda, davacı vekili, müvekkiline ait aracın seyir halindeyken davalının bakım ve sorumluluğunda olan kanalizasyon rögar kapağının yerinden çıkması sonucu meydana gelen kazada hasarlandığını belirterek dava açmış olup, olayda davalının hizmet kusuruna dayanıldığı açıktır.
Buna göre, görev-yargı yolu yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınacak hususlardan olduğundan, idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) Bozma neden ve şekline göre, bu aşamada taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/14147, K. 2013/14955, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama