KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/14268 E., 2013/16766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...'in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmaz payını eşi olan diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece iptal edilebilecek tasarruf olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece iptal edilecek bir tasarruf bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 1/2 payında aslında borçlu davalının da payı olduğunu ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait olması gereken bu payında diğer davalı adına tescil edildiğini öne sürerek bu paya ilişkin olarak kendilerine cebri icra yetkisi tanınması talep edilmiştir. Böylece aslında borçlunun mamelekindeki eksilmeye neden olan bu tasarrufun iptale konu olabileceği yerleşik yargısal uygulamalardan olduğundan mahkemenin davayı bu nedenle reddetmesi doğru değil ise de İİK.nın 284. maddesine göre
tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir. Somut olayda iptali istenilen tasarruf 09.07.2004 tarihli olup dava ise 05.05.2011 tarihinde açılmıştır. Bu durumda mahkemece ‘davanın hak düşürücü süre yönünden reddine’ karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın değişik gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru olmasa da sonucu itibariyle doğru bulunan davanın reddine ilişkin kararın onanması gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden maktu vekalet ücretine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/14268, K. 2013/16766, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama