KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/14509 E., 2013/15724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, aracın uzun süreli olarak kiralandığını ve davalıya kasko sigorta poliçeli ile sigortalanarak teminat altına alındığını, oluşan hasarın teminat kapsamında olduğunu belirterek 6.055,15.-TL hasar bedeli, 886,20.-TL tespit giderleri ve aracın kullanılamamasına karşın ödemek durumunda kaldıkları 400,00.-TL menfi zararları toplamı 7.341,35.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığını ve sigorta poliçesi gereğince teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle aracın uğradığı hasar miktarına aracın kiralık araç olarak kullanılması dikkate alınarak proporsiyon indirimi uygulanması sonucu 3.461,00.-TL hasar bedeli ve 350,00.-TL ikame araç gideri toplam 3.811,00.-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava kasko sigorta poliçesine dayalı trafik kazası sonucu oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1263. maddesinde, sigorta "bir akittir ki bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin, bir rizikonun meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut birkaç kimsenin hayat maddeleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır" şeklinde tanımlanmış, aynı Kanun’un 1269. maddesinde ise, hangi menfaatlerin kimler tarafından kendi adlarına sigorta ettirebileceği gösterilmiş, ondan sonra gelen 1270 ve 1271. maddelerde ise, bir kimsenin nam ve hesabına yapılan sigortalara ilişkin hükümler konulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesine göre, uzun süreli kiralama sözleşmelerinde işleten, kiracıdır.
Yargılama konusu somut olayda, davacı şirket, davalı ... şirketine kasko sigortalı aracı, dava dışı maliki olan Togan Mak. İnş. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 1 yıllığına kiralamıştır. Yine tarafların iddia, savunma ve dosya kapsamında davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında akdedilen kasko sigorta poliçesinin sigortalısı ve sigorta ettireninin davacı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Bu anlamda TTK 1269. gereğince davacının sigorta konusu mal üzerinde menfaatinin bulunduğu ve sigortalı olarak da sigorta tazminatını istemeye hakkı bulunduğu söylenebilir.
Taraflar arasında ihtilaf konusu olan husus ise aralarında akdedilen Kasko Sigorta Poliçesine ekli “açıklamalar” başlıklı bölümde yer alan “işbu poliçe, sigortalının beyanına dayanarak KAMYONET olarak sigorta kapsamına alınmış olup aracın kiralık olarak çalıştırıldığının belirlenmesi halinde işbu poliçe hükümsüz olacağı kabul edilmiştir” klozu gereğince poliçenin geçersizliğinin ileri sürülüp sürelemeyeceğidir. Yukarıda da değinildiği gibi kasko sigorta poliçesi uzun süreli aracı elik yaptırmış olduğu tespite ilişkin giderlerin yargılama giderleri arasında değerlendirilememiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/14509, K. 2013/15724, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama