KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/14571 E., 2015/4357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkili nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı olan, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kazada araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'nin hayatlarını kaybettiklerini, ...'nin yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın araçta istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeniyle meydana geldiğini, aracın yolcu taşıma ruhsatı bulunmadığı halde ticari amaçla ya da hatır için yolcu taşıma işinde kullanıldığını, kazanın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını belirterek.
2008/75 Esas sayılı asıl davada; ölen ... ve ...'nin mirasçılarına ödenen 53.444,35 TL'nin; birleşen 2010/262 Esas sayılı davada ise; yaralanan ve sakat kalan ...'ye ödenen 39.169,50 TL'nin zarar görenlere ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı sürücü ...'in sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle bu davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelmediği, fazla yolcu taşıma ile kazanın oluş şekli arasında illiyet bağı bulunmadığı, dava konusu aracın yolcu taşıma ruhsatlı olması sebebiyle yetki belgesi alınmamasının sigortalıya rücu hakkı tanımayacağı, sigorta şirketinin davalı işletene rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı sigorta şirketi vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi uyarınca, ”Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.”
Davalılardan sürücü ...'in sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle bu davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı sigortalı işleten Süleyman yönünden esastan reddine karar verilmiş olup, davalılar yönünden ret sebepleri farklıdır. Hal böyleyken; mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalılar yararına asıl ve birleşen davada 1.320'şer TL tek vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davalarda duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına her dava için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi gereğince ret sebebi ayrı olduğundan ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma sebebi ise de, bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/14571, K. 2015/4357, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama