KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/15454 E., 2015/3523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu araca çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 500 TL işgöremezlik ve 4.500,00 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın, yasal faiziyle birlikte davalılardan ve 20.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, maddi tazminat talebinden vazgeçilmesi nedeniyle bu talepler yönünden esas hakkında verilmesine yer olmadığına, 5.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede ise;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/15454, K. 2015/3523, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama