İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/1592 K.2014/9843

Taraflar arasındaki Tasarrufun İptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/1592Karar2014/9843Tarih24 Haziran 2014Okuma5 dk · 999 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2013/1592 E., 2014/9843 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2014
Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
04/12/2012
Numarası
2010/116-2012/670
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki Tasarrufun İptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu H.. Ç..'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlardan birini 6.5.2009 tarihinde davalı M.. K..'e,diğer taşınmazını da 30.1.2009 tarihinde davalı T.. D..'ye, Tuncer'in de 24.3.2010 tarihinde dahili davalı E.. G..'e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı borçlu savunma yapmamıştır.

Davalı M.. K.. vekili, davanın süresinde açılmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu,müvekkilinin ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin, borçlunun ortağı ve temsilcisi olduğu şirketten alacağı olduğunu, dava konusu taşınmazın alacaklarının bir kısmının karşılanması amacıyla ve üzerindeki ipotekle birlikte alındığını,ipoteğin müvekkili tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı T.. D.. vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirket ile borçlunun ortağı olduğu şirket arasında ticari ilişkiler olduğunu, borçluyu eski müşterileri olması nedeniyle tanıdıklarını,dava konusu taşınmazı 15.1.2009 tarihli protokol ile 103.500,00 TL bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı E.. G.. vekili, müvekkilinin iyiniyetli 4.kişi olduğunu,taşınmazı 105.000,00 TL bedelle aldığını, dahili dava yolu ile müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, davalılar Hakan ile Mehmet arasındaki dava konusu 6.5.2009 tarihli tasarrufun mal kaçırma amacıyla yapılmadığı, tamamen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borç alacak ilişkisiyle ilgili, borcun tahsiline yönelik bir alım olduğu,taşınmazın gerçek bedelinin davalı Mehmet tarafından ödenmiş olması nedeniyle satımın muvazaalı olduğu yönündeki iddia çürütüldüğünden davalılar H.. Ç.. ve M..

K.. aleyhine açılan davanın reddine,davalı T.. D..'ye satılan taşınmaz yönünden bedel farkının olmaması ve davalı Tuncer kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması dahili davalı 4.kişi E.. G..'in de kötüniyetli olduğunun ispatlanmaması nedeniyle davalılar T.. D.. ve E.. G.. aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmiş ; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına dahili davalı 4.kişi E.. G..'in kötüniyetli olduğunun ispatlanamamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması,borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması,iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.

İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.

Somut olayda, mahkemece davalı borçlunun davalılar M.. K.. ve T.. D..'ye sattığı taşınmazlar yönünden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.

Borçlu tarafından davalı M.. K..'e satışı yapılan taşınmaz yönünden mevcut deliller incelendiğinden, anılan taşınmaz satışı borca mahsuben yapılmış olması nedeniyle mutad ödeme olmadığından İİK 279/1-2 madde gereğince,yine borçlunun ortağı olduğu şirket ile davalı Mehmet'in ortağı ve yöneticisi olduğu şirket arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle davalı Mehmet'in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olduğu gözönüne alınarak dava konusu 6.5.2009 tarihli tasarrufun davacının takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Borçlu tarafından davalı T..

D..'ye satışı yapılan taşınmaz yönünden mevcut deliller incelendiğinde; dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından bedeli arasında fahiş fark bulunmamakla birlikte , borçlunun ortağı olduğu şirket ile davalı Tuncer'in ortağı olduğu şirket arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle davalı Tuncer'in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olduğu gözönüne alınarak dava konusu 30.1.2009 tarihli tasarrufun iptaline,dava konusu taşınmaz davalı Tuncer tarafından 24.3.2010 tarihinde dahili davalı E..

G..'e satıldığından ve Ercan'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı Tuncer hakkındaki davanın bedele dönüşmesi nedeniyle bilirkişi raporundan dava konusu 12 nolu bağımsız bölümün 24.3.2010 tarihindeki değeri olarak belirlenen 105.000,00 TL tazminatın davacının takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak İİK 283/2 madde gereğince davalı T..

D..'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/1592, K. 2014/9843, 24 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1592
Karar No
2014/9843
Tarih
24 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/1596 K.2014/6466
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/1602 K.2014/9844
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/1610 K.2014/7003
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/1612 K.2014/6935
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/1615 K.2014/6939
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/1620 K.2014/22070

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.