KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/15957 E., 2015/3042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin kaldırımda yürürken davalı ...'ın kusurlu hareketi ile çarpması neticesinde yaralandığını, ayak topuğunda 10 cm'lik ayrılma, ayağında kasılma, dizinde çatlak ve 7 cm'lik kas kesilmesi olduğunu, 3 ay boyunca aralıksız kanamasının olduğunu, iyileşmek için fizik tedavi gördüğünü, kalçasının da sakatlandığını, 5 ay yatalak kaldığını, koltuk değneği kullanmak zorunda kaldığını, 8 ay çalışamadığını, tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını açıklayıp 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline dair karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/15957, K. 2015/3042, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama