KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/16076 E., 2013/16619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kadıköy 4.İcra Müdürlüğünün 2006/1421 sayılı takip dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 21.02.2006 tarihlerinde haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı firmanın borçlu şirketin devamı olduğunu, mahalde borçlu şirkete ait belgelerin bulunduğunu, her iki şirket ortakları arasında organik bağ olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu,duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı 3.kişinin fatura deliline dayandığı ancak üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılan envarter defterlerinin kapanış tastiki bulunmadığı, diğer yandan borçlu ve 3.kişi şirket ortakları arasında organek bağ bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ticaret Sicil kayıtlarına göre, dava konusu haciz ortakları arasında organik bağ bulunan borçlu ve davacı şirketin faaliyette bulundukları adreste yapılmıştır.İİK'nun 97/a maddesi 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.kişi malı birlikte elde bulundurdukları böylece mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.Mülkiyet karinesi aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanmalıdır.
Davacı 3.kişinin, hacizli mallara ilişkin olarak sunduğu faturaların büyük bir kısmı borcun doğumundan sonraki tarihlerde düzenlendiğinden karine aksini ispata elverişli görülmemiştir.Ancak haciz tutanağının 9.sırasındaki Asus bilgisayarla ilgili fatura borcun doğumundan önce 30.11.2004 tarihli olup kapanış tastiki olan yevmiye defterinde kayıtlı olduğundan bu hacizli mal yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/16076, K. 2013/16619, 27 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama