KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/16703 E., 2013/17443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.064,03 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reekont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 10.064,03 TL'nin ihtarın tebliğini takip eden 8 iş günü sonrası olan 2.9.2008 den işleyecek reeskot faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1.maddesi uyarınca, Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına
veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder, hükmüne aykırı olarak kaza tarihinde poliçe limitinin 6.000 TL olduğu nazara alınmadan davalı aleyhine limiti aşacak şekilde 10.064,03 TL tazminata hükmedilmesi isabetli değildir.
3-Davalı, davacının (poliçe limiti dahilinde olmak üzere) gerçek zararını ödemekle sorumludur. Mahkemece davacının aracında oluşan gerçek zarar konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Davacı tarafından davalıya zararının karşılanması amacı ile gönderilen 11.8.2008 tarihli ihtar davalıya 22.8.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ve ihtar ile davalıya ödeme için tebliğ tarihinden itibaren 30 gün süre verilmiş olduğuna göre faizin 22.9.2008 tarihinden itibaren başlatılması gerekirken 2.9.2008 tarihinden başlatılması isabetli olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/16703, K. 2013/17443, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama