KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/16871 E., 2014/34 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/06/2010
- Numarası
- 2008/335-2010/329
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Nevzat aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı Hüseyin’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı borçlu adına çıkarılan ödeme emirlerinin iptal edilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için alacaklının kesinleşmiş bir alacağının ve icra takibinin bulunması zorunludur. Diğer bir deyişle davacının alacağının mevcudiyetine dair tereddüt bulunmamalıdır. Bununla birlikte takibin tasarrufun iptali davasından önce başlatılması davanın görülebilme koşulu olarak öngörülmemektedir. (H.G.K. 28.3.2012 tarih 2012/17-25 Esas ve 2012/241 Karar sayılı ve 15. HD. 18.11.2003 tarih 5510-5515 sayılı kararları)
Somut olayda davacı Hazine iptal edilen ödeme emirlerinin yerine aynı alacakla ilgili takip başlatmış olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece borçlu
hakkında yapılan takip nazara alınarak bu takibin kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durularak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/16871, K. 2014/34, 13 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama