KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/18434 E., 2013/18185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerin murisi ve desteği ...'ın davalıların işleteni ve sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini belirterek davacı eş için 1.000,00 TL maddi, 45.000,00 TL manevi, davacı çocuklar ..., ... ve ... için 45.000,00'er TL manevi tazminat talep etmiş, 01.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile destek tazminatı taleplerini 13.758,27 TL olarak artırdıklarını belirtmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı eş için 13.758,27 TL maddi, 4.000,00 TL manevi, davacı çocuklar için 4.000'er TL manevi tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, göre davalılardan ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, 30.08.2008 tarihinde meydana gelen olayda hayatını kaybeden davacılar miras bırakanının yaşı olaydaki tarafların kusuru da gözönüne alınarak davacılar için takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/18434, K. 2013/18185, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama