İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/19921 K.2014/2671

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı D.. D.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2013/19921Karar2014/2671Tarih27 Şubat 2014Okuma5 dk · 1.061 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2013/19921 E., 2014/2671 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2014
Mahkemesi
Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
18/06/2013
Numarası
2013/142-2013/217
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.061 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı D.. D.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, 09.05.2010 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda, müvekkillerinin miras bırakanı Selçuk A..ın yaşamını yitirdiğini belirterek toplam 10.000,00 TL maddi ve toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacı anne ve baba için 13.000,00 er TL manevi tazminata karar verilmiş; karar, davalı D.. D.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı D.. D.. vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalılar; kazaya neden olan aracın, sürücüsü D.. D.. ve işleteni M.. D.. ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı HDI Sigorta A.Ş'dir.

Mahkemece verilen ilk kararda; davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat istemi, yargılama sırasında ödenmiş olmakla konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer iki davalı yönünden ise istemin kısmen kabulü ile her iki davacı için toplam 2.216,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; kararın davalılardan D.. D.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nce manevi tazminatın fazla olduğu gerekçesi ile davalı D..

D.. yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, maddi tazminat konusunda verilen karar bozma dışında kalıp kesinleştiği için bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile her bir davacı yararına 13.000,00 er TL'den toplam 26.000,00 TL manevi tazminatın davalılar D.. D.. ve M.. D..'den tahsiline karar verilmiş; karar, davalı D.. D.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile, bozma Kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.

Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.

"Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.

Somut olayda; mahkemece, bozmadan önce verilen kararda davalı D.. D.. ve M.. D.. yönünden manevi tazminat istemi kısmen kabul edilmiş ve aleyhlerine toplam 40,000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; davalılardan D.. D.. vekilinin temyiz istemi üzerine bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında ise, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 26.000,00 TL manevi tazminatın davalılar D.. D.. ve M.. D..'den tahsiline karar verilmiştir. Oysa ki, bozulan ilk karar, davalılardan M.. D.. tarafından temyiz edilmemiş; temyiz isteminde bulunmayan davalıya ilişkin hüküm bölümü kesinleşmiş ve davacılar yararına da usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Şu durumda; mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı M.. D.. yönünden " hakkında verilen ilk karar kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına" biçiminde karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalıyı da kapsar biçimde ve ilk karardan daha az miktarda manevi tazminatla sorumluluğuna ilişkin yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Her ne kadar davacılar vekili, bozmadan sonra verilen bu kararı temyiz etmemişse de; davalılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı, usul ekonomisi, aynı davalı hakkında birden fazla farklı hükmün bulunmasının infazda tereddüt oluşturacağı dikkate alındığında kararın temyizinde davalı D..

D..'ın hukuki yararının bulunduğunun kabulü zorunlu olduğu gibi, davacılar yararına doğan usuli kazanılmış hakkın ihlali ile bozmadan önce verilen ilk kararı temyiz etmeyerek hakkındaki hüküm bölümü kesinleşmiş olan davalı yararına yeniden icrai nitelikte başka bir karar verilemeyeceğinden ve usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşturan bu durum, kamu düzenine ilişkin olup resen nazara alınabileceğinden, mahkemece, davalı M..

D.. yönünden, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı D.. D..'a geri verilmesine 27.2.2014 gününde Üye E.S.B..'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Taraflar arasındaki davada, 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkin yerel mahkemenin 7.5.2012 gün 2010/140 esas, 2012/143 karar sayılı kararı davalılardan D.. D.. tarafından temyiz edilmiş,

Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 1.10.2012 gün 2012/19862 -13951 sayılı kararı ile "takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuş,

Yerel mahkemece bozmaya uyularak 18.6.2013 gün 2013/142-217 sayılı kararla bu kez 13.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş,

Bu kararda, ilk kararda olduğu gibi davalılardan D.. D.. tarafından temyiz edilmiş,

Sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda, davalı D.. D..'ın tüm temyiz itirazları reddedilerek yazılı gerekçe ile yerel mahkeme kararı re'sen bozulmuştur.

Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.

Davalılardan D.. D.. araç sürücüsü, hakkındaki her iki kararda kesinleşen diğer davalı M.. D.. ise aracın işleteni olup sürücü ve işleten arasındaki dava arkadaşlığı ihtiyari dava arkadaşlığı niteliğindedir.

İşleten ve sürücü arasındaki iç ilişkide meydana gelen zararın tamamından, işletme kusurunun varlığının iddia ve ispat edilememesi nedeniyle davalı sürücü D.. D.. sorumlu olup, somut uyuşmazlıkta sürücünün işletene rücuu mümkün değildir.

Kaldı ki, sürücü, işleten hakkındaki kesinleşen kararlara göre işletenden daha fazla tazminat ödeyecekde değildir.

Sayın çoğunluğun bozma gerekçesi doğrultusunda kararın bozulmasında temyize gelen davalı D.. D..'ın hiç bir hukuki yararı yoktur.

Keza bozma gerekçesi, davalı D.. D.. lehine hiç bir hukuki sonuç doğurmadığı gibi aksine haklarındaki her iki kararda kesinleşen taraflardan davacıların lehine, diğer davalı M.. D..'in ise aleyhine sonuç doğurmaktadır.

Davacılar ile davalılardan işleten yönünden kesinleşen ve birbirine mugayir bulunan her iki karar nedeniyle yapılacak iş, davacılar veya davalı işleten M.. D..'in 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 445/10 maddesinde öngörülen Yargılamanın Yenilenmesi Yoluna gitmektir.

Sonuç olarak davalı D.. D..'ın tüm temyiz itirazlarının reddedilmesi karşısında, sayın çoğunluğun yazılı gerekçe ile yerel mahkeme kararını re'sen bozmasında, temyize gelen davalı D.. D..'ın hukuki yararı bulunmadığından yerel mahkeme kararının onanması yerine yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/19921, K. 2014/2671, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. -karşı Oy-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19921
Karar No
2014/2671
Tarih
27 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/19922 K.2014/2520
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/19922 K.2014/5688
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/19923 K.2014/2193
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/19923 K.2014/2000
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/19923 K.2014/2404
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/19924 K.2014/4249

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.