KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/19924 E., 2015/5461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini ileri sürerek ıslahla birlikte davacı .. için 42.831,56 TL, davacı Necla için 3.600 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl davanın kabulü ile davacı ..için 42.831,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının 04.11.2011 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki
bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar yararına kabul edilen miktar üzerinden 4.961,47 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde 4.931,47 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/19924, K. 2015/5461, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama