KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/20126 E., 2015/5712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi dışında davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın yaya olan müvekkiline çarparak ağır yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 10.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL, manevi tazminatın (sigorta şirketinin sorumluluğu maddi tazminatla sınırlı olmak kaydıyla) 04.05.2011 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 92.351,00 TL'na artırmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 92.351,00 TL iş güç kaybına ilişkin maddi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1-Davalılar vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 10.09.2013 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK.nun 433 ncü maddesinde öngörülen 10 günlük
yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 25.09.2013 günü harcı yatırılıp temyiz defterine kaydı yapılarak, katılma yolu ile temyiz edilmiştir.01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise;
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/20126, K. 2015/5712, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama