KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/20133 E., 2015/7593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik (...) sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında araç içinde yolcu olarak bulunan davacının oğlu...'ın vefat ettiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte 18.547,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nun 99 ve.... Genel Şartlarının B.2.maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Dosya kapsamından, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir müracaat yapılmadığı anlaşılmakta olup, buna göre davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü açıktır.
Öte yandan, davacı vekili de dava ve ıslah dilekçesinde, hükmedilecek tazminata 20.12.2011 dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiş olduğundan, mahkemece talep gibi tüm tazminat yönünden dava tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/20133, K. 2015/7593, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama