KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/2274 E., 2013/6380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalının yol yapım çalışması yaptığı yolda rögar kapağına çarpması sonucu hasarlandığını bildirip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen 5.854, 50 TL hasar tutarının 22.02.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili kusura, tazminat miktarına ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 3.512,40 TL tazminatın 22.10.2010 ödeme tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Belediyeler kamu tüzel kişileri olup, görmekle yükümlü bulundukları kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yapım ve bakımından sorumlu olduğu yoldaki yol yapım çalışmaları nedeniyle gerekli önlemleri almayan belediye aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/2274, K. 2013/6380, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama