KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/2295 E., 2013/5695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.906,83 TL ile icra takibinin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Rücu davası, sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücü davası aslında bir tazminat davasıdır. Bu nedenle her tazminat davasında olduğu gibi, rücu davasında da sigortacı, davalının kusurunu ve zararını ispat etmek zorundadır. Davalı, sigortalı tarafından aleyhine açılan tazminat davasında, kazada kusuru bulunmadığını savunmuştur.
Dosya kapsamında iki ayrı kusur raporu alınmış ilk raporda davalı % 30 oranında, ikinci raporda % 75 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır. Raporlar arasında çelişki olup, çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, yapılacak iş; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için seçilecek kusur uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/2295, K. 2013/5695, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama