KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/2634 E., 2014/7421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2012
- Numarası
- 2009/305-2012/169
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, borçlu vekili, davalı Mehmet vekili ve davalı M.. S.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Banka vekili, davalı borçlu Ahmet aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu 3 adet taşınmazını davalı Murat’a onun da bu taşınmazlardan ikisini davalı Mehmet’e onun da aynı taşınmazları davalı Halil İbrahim’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı Ahmet vekili ve davalı Metin Vekili ile davalılar Murat ve Halil İbrahim davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmaz satışlarının alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ancak davalı Halil İbrahim’in borcu nedeniyle elden çıkan taşınmazlar yönünden bedele dönüştürülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, borçlu vekili, davalı Mehmet vekili ve davalı Murat tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu ile 3. kişiler arasındaki ticari ilişki olduğunun borçlunun oğlunun ifadesinde de belirtilmesine, 3. kişi ile 4. kişinin aynı yer nüfusuna kayıtlı olmasına, davalı Murat ve Halil İbrahim’in aynı şirkette ortak olmaları, borçlu ile oğlunun satışlara rağmen taşınmazda uzun süre oturuyor olmalarını hayatın olağan akışına aykırı bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili, borçlu vekili, davalı Mehmet vekili ve davalı Murat’ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin ya da sonraki maliklerin satın aldığı malı elinden çıkarması ya da cebri icra suretiyle elinden çıkması durumunda İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekeceği nazara alınarak elden çıkmış olan taşınmazlar için davalıların her birinin elden çıkardıkları tarihteki taşınmazların gerçek değeri oranında sorumlu tutulmaları ve buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/2634, K. 2014/7421, 12 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama