KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/4465 E., 2014/5869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilince de duruşma talep edilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen 15.04.2014 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...'in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları ... takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı eşi olan davalı ...'a, onun tarafından diğer davalı ..., unun tarafından da davalı ... satıldığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ... ve ... hakkındaki davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine, diğer davalıların ise karı koca olmaları nedeniyle haklarındaki davanın kabulüne ve ... 5. ... Müdürlüğünün 2011/11170 esas sayılı dosyasındaki davacı alacağının tahsili amacıyla ...'den ...'e satışa ilişkin 13/11/2008 tarihli tasarrufun İPTALİNE, taşınmaz bedeli alacak bedelinden fazla bulunmakla; alacak bedeli (80.458,68TL) ile sınırlı olmak kaydıyla bu davalıların sorumluluğuna, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre sair temyiz itirazlarının reddine.
Ancak borçlu tarafından dava konusu taşınmazın 1/2 payı satılmış olduğu halde hüküm fıkrasında bu hususa yer verilmemiş olması doğru bulunmadığı gibi iptal kararının davacının asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olarak verilmesi gerekirken davacının asıl alacağı ile sınırlı olarak iptal kararı verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/4465, K. 2014/5869, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama