KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2013/447 E., 2013/5278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının, müvekkillerinin kızına ait park halindeki araca çarparak hasarladığını, davalı aracının sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu tesbit raporuna göre araçta 5.431,54 TL hasar, 1.500 TL değer kaybı oluştuğunu belirterek şimdilik 500 TL değer kaybı zararının davalı ...'dan 1.000 TL hasar bedeli ile tesbit dosyasında yapılan 311 TL tesbit giderinin her iki davalıdan, dava tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 12.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak toplam 1.250 TL değer kaybı zararı ile 311 TL tesbit giderinin davalı ...'dan, 5.025 TL hasar bedelinin her iki davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını savunmuştur.
Davalı ... duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 500 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden, 750 TL değer kaybı bedelinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsiline, 1.000 TL hasar bedelinin dava tarihinden 4.025 TL hasar bedelinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ile ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 311 TL delil tespiti giderinin davalı ...'dan tahsiline, buna ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına tespit masrafının yargılama giderlerinden olmasına ve buna faiz işletilememesine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişindir. Haksız fiile dayanılarak açılan davalarda zarar sorumlusu olan işleten ve sürücü haksız fiil tarihinde temerrüde düşer. ZMSS şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi ise 2918 Sayılı KTK'nin 98 ve 99 maddelerinde düzenlenmiştir.
Ancak her halükarda dava tarihinden daha önceki bir tarih temerrüt tarihi olarak belirtilmemişse; zarar sorumlularının en geç davanın açıldığı tarih itibariyle temerrüde düştüklerinin kabulü gerekir. Dolayısıyla yargılama sırasında talebin ıslah yolu ile artırılması halinde dahi, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmelidir.
Somut olayda, davalı ... davacı taraf aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren aracın işleteni ve sürücüsü olup, davalı ... AŞ bu aracın ZMSS şirketidir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde şimdilik 500 TL değer kaybı zararının davalı ...'dan 1.000 TL hasar bedelinin her iki davalıdan dava tarihinen işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş. 12.3.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 1.250 TL değer kaybı zararının davalı ...'den toplam 5.025 TL hasar bedelinin her iki davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Bu durumda mahkemece, ıslahla artırılan toplam talep miktarlarının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde dava dilekçesinde belirtilen talep kısmı yönünden dava tarihinden ıslahla artırılan kısımlar yönünden ıslah tarihinden itibaren temürrüt faizine hükmedilmesi ve ayrıca dava harçlarının yatırıldığı 9.9.2011 tarihli yerine tevzi formunun düzenlendiği 15.9.2011 tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarının gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2 maddesi
delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 bendi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirmemiştir. Davalı ... şirketi kendini vekille temsil ettirmiş ise de; bu davalı yönünden de davanın reddedilen bir kısmı bulunmamaktadır. Davacılar vekili toplam 5.025 TL hasar bedelinin davalılardan tahsilini istemiş; mahkeme de bu yönde hüküm kurmuştur.
Yine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12.maddesi gereğince "tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyorsa avukatlık ücretinin tarifenin 3.kısmına göre (nispi olarak) belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı ... kendini vekille temsil ettirmediği gibi asıl talepler yönünden davanın reddedilen kısmı da bulunmadığından, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi, ayrıca davacılar lehine davanın kabul edilen (5.025+1.250=6.275 TL) kısmı üzerinden hesaplanan 753 TL nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi davalılar yararına 600 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacılar lehine 600 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi de yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086
Sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/447, K. 2013/5278, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama