KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/5432 E., 2013/11431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki icra takibinin iptali ve menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekilleri davalı sigortanın kaza sonucu müvekkiline ödediği 5.000 TL sigorta bedelinin alkollü olduğu ileri sürülerek rücuan alınması için yapılan haksız icra takibinin iptali ile davalının borçlu olmadığının tesbitini istemiş zamanaşımı talebinde de bulunmuşlardır.
Davalı vekili davacı tarafın icraya paraya yatırdığını, bu davanın konusunun kalmadığını, davacının alkollü olduğunu ve açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı vekilinin sadece zamanaşımı def'inde bulunduğundan ve bununda gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, menfi tesbit davası istemine ilişkindir.
İİK.nun 71/2 maddesinde, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcu zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33.a maddesi hükmü kıyasen uygulanacağı, 33/a maddesinde ise, ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda, davalı alacaklı sigorta şirketi İzmir 11. İcra Dairesinde hasar alacağından dolayı davacı borçlu aleyhine icra takibinde bulunmuş, davacı borçlu borca itiraz etmeyerek kesinleşmiştir.
Davalı alacaklı kesinleşmesinden sonra icra dosyasında herhangi bir işlem yapmayarak borç zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Alacağın icra takibinin kesinleşmesinden sonraki bir tarihte zamanaşımına uğraması halinde borçluya tetkik merciinden icranın geri bırakılmasına isteme hakkına sahip olduğu gibi (İİK.nun 71/2 maddesi) gerektiğinde İİK.nun 72 maddesi gereğince menfi tesbit davası açmasını da herhangi bir engel yoktur.
Davacı borçlu icra takibinin kesinleşmesinden sonra borç zamanaşımına uğradığından dolayı menfi tesbit davası açmıştır.
Bu durumda davacı borçlunun menfi tesbit davası açmasında hukuki yararı olup, mahkemece işin esasına girilip deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/5432, K. 2013/11431, 16 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama